Şiirlerim
SOMA / SORMA bir mektup yazsaydı ölen madenci baba ne söylerdi acaba ?...
SOMA sorma -1.
-madenci baba,babalar gününde bir mektup yollasaydı-
Sevgili yavrularım,
önceki yıl çalışırken
geçirdiğim babalar günü
eve geldiğim vakit
uyurken öpmüştüm
isli dudaklarımla yüzlerinizi...
Bu yıl turba olmuş bedenimle,
kaderimi de yazan killi grafitlerle
yazıyorum size mektubumu...
VAHİDE UĞUR
((SOMA sorma -2.))
Baretimdeki ışık
sınırsız aydınlatmışken odanızı,
size karanlık derinlerden
aydınlık yarınlar getirdim ilk defa...
'Babalar Günü'ydü uyuyordunuz.
Yine öptüm yanaklarınızdan.
Ağladım,ağladım
duymadınız sesimi...
VAHİDE UĞUR
((SOMA sorma -3.))
Aydınlığı 'yangın' olur kömürlerin.
Ve sever sessizliği elem...
Sustum ben de...
Size söyleyecek müjdeli sözlerim
de vardı oysa .
Siyahtan başka her rengin
olduğu bir gökkuşağının altından
geçip geldim...
Yaşamdan daha vefalıymış ölüm.
Bildiğiniz gibi değil...
VAHİDE UĞUR
((SOMA sorma -4.))
Omuzlarıma ağır gelen yaşamı
indirmiştim yere.
Kabuslardan sonra
görülen rüya gibi kuşandım ölümü...
Yaşam benim en derin
karanlığımdı esas...
“Ölüm” yaşama ve yeryüzüne daha
yakınlara layık görmüş
bedenimi...
Üzülmeyiniz n'olur.
Yaşamım ödeyememişti ya
ekmek,kalem,süt borcumu.
Ölümüm sildi bir kalemde hepsini.
Hem 'yaşam' tek çektirmişti bana
çilemi;
“ölüm” paylaştırdı derdimi...
VAHİDE UĞUR
((SOMA sorma -5.))
Ölümüm ''milat'' sayılsaydı şayet
bundan etkilenir miydi bilmem
kömür ocaklarım...
Yaşarken ölüyor muşum
meğer; ölürken yaşattım sizi
çocuklarım...
Bilsem eğer bilsem,
her gün böyle ölürdüm yaşatmak için
sizi...
Çünkü uyurken ilk kez
gülümser gördüm yüzlerinizi...
Elveda yavrularım...
Elveda isli
başımı koyduğum yastığım...
Elveda kuru soğanları
sepet sepet dizdiğim son düşüm...
VAHİDE UĞUR
(( SOMA sorma - 6.))
Elveda gül dilli kızım,
mert oğlum,
anaç karım,
0 Yorum